Zeki Demirkubuz’un 2004 yılında TRT için hayat, sinema ve Masumiyet üzerine yaptığı ve hayatı boyunca aynı şeyleri sayıkladığını anlattığı röportaj.
Subscribe to MAVI FILM Zeki Demirkubuz:
#ZekiDemirkubuz #TRT #Röportaj #TürkSineması #Sinema #FilmYönetmeni #Masumiyet #MasumiyetFilmi #Sanat #ZekiDemirkubuzRöportajı
source













Kamera Arkalarını Yayınlayın Zeki Hocam. Kamera arkasının Hası nedir öğrensin Herkes🎬📽
Vâr ol❤
……. Zeki Demirkubuz film yapar sanat olur.
(başını bilen biliyordur🙂)
saygılar Zeki abim
ne uğur nede bekir gerçek kahraman yusuftur
Bir gün tanısacağız Zeki Abi
Çok iyi be😎
o mazlum amcaya bağırmayacaktın abi 😂fakat filmdeki o mazlumun bağırdığı Kudret karakterini canlandıran Hikmet Demir'in camiadan silinip gitmesi tam makalelik vakadır. ülkedeki zikimsonik sinema mecrasının ne mal olduğunu ortaya koyar. Keza Bal filmindeki Bora Altaş da böyledir. Fransada asilzade torunlarını proje olarak sinemacı yaparlar lea Seydoux gibi ruhsuz tipler ömür boyu piyasanın ekmeğini yer. Diğer bir deyişle Kulis meseleleri. Tüm dünyada bu hakim. Hoş, eğer böyle olmasa zaten Nuri yönetmen olamazdı. Zeki hocanın Cannes alehinde atıp tutması ne kadar mantıklıysa, Nuri'nin tavır alması da o derece mantıklıdır. Hocanın biraz protokol yeteneği olsaydı muhtemelen Ken loach ayarında bir namı olurdu. Belki de bir anda gelişti, kendi de beklemiyordu bu kadar büyüyeceği. İşportacı sonuçta adam. Panhani gibi elini ovuşturup halılarda gezmeyi tercih etmemesi belki de onurlu bir tercihtir. Saygı duymak gerekir. Sonuç olarak dünyada Sinema Piyasası Dini bir mecra gibidir. Herkes iyi film kötü filmi tartışır halbuki bu işler tamamen bir grup ritüel mensubunun kendi aralarında toplanıp günah çıkarmasıdır.
40 yaş sonrası Dostoyevski satır satır altını çizerek not alarak okuyorum ufkum değişti . Sayende ağam.
Masumiyet & Kader filmleri ile Sabahattin Alinin Köstence Güzellik Kraliçesi isimli öyküsü arasında büyük paralellik var sanki
Bunu hiç izlememiştim. Hoca tam kabasakal ya 😄
İyi ki varsın abi.
Zeki abi sana biraz içimi dökmek istedim. Gerek röportajlarında gerek söyleşi ve filmlerinde, yönetmen kimliğinden daha çok terapist tarafını hissettiriyorsun bana. Bunları tamamen seni fiziksel olarak tanımadan söylüyorum. Tanışıp oturup uzun uzun konuşsak bile bu fikrimin çok değişeceğini sanmıyorum.
Çünkü anlattığın şeyler sadece sinemayla ilgili değil, insanın kendini, yaralarını, korkularını ve hayatla kurduğu ilişkiyi de anlatıyor. Bazen bir filmini izlerken ya da bir söyleşini dinlerken, sanki cevap aradığım bir soruyu sen benden önce fark etmişsin gibi hissediyorum. Son zamanlarda kendimle ilgili epey yüzleşiyorum. Çekingen büyümüş, sesini kısmayı öğrenmiş biriyim. Şimdi ise o sesi yeniden bulmaya çalışıyorum. Belki bu yüzden söylediklerin bende sadece entelektüel bir karşılık bulmuyor, daha kişisel bir yere dokunuyor. Bunu bir övgü olsun diye yazmıyorum. Sadece bazı insanların yaptığı işten önce, insana yaklaşma biçimi kalıyor akılda. Bende kalan da bu oldu. İçimi dökmek istedim. Umarım bir gün çay eşliğinde bunları yüz yüze konuşma fırsatımız olur. Sen hep film çekmeye devam et usta!
Kamera arkalari iyidir 1960tan günümüze kadar dünyada tüm yönetmenler kamera arkalari var genelde Türkiye. Zeki abiden kamera önude arkasida oyuncu yönetimi. Yönetmenlik ipuçları bekliyoooorr. 🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷😉💥🎬
23:40 Üstat röportaj verirken bile yönetmen 🙂
💯
abim❤
🔥⭐❤️🫵😉😉🇹🇷💥🇹🇷🇹🇷🇹🇷25.7.26 ctesi
Röportajı dinlerken Hesse’nin şu cümlesi geldi aklıma: “Her şey hayranlıkla başlar ve hayranlıkla da biter.” Siz ise “Edebiyatın bana sordurduğu sorular.” diyorsunuz. Sanki aynı yerden konuşuyorsunuz. İnsan önce hayret etmeyi kaybediyor, sonra soru sormayı. O saatten sonra cevaplar çoğalıyor, ama o cevaplardan ne edebiyat çıkar ne de sinema.
“İnsanların bildiği ama dile getiremediği şeyleri ifade etme gücü…” dediğiniz yer.. bir yüzün gösterdiğine değil, kendisinden bile sakladığı şeye bakabilmek, sanki bu tekniğin de edebiyatın da ötesinde bir bakış.
Merak ettiğim şu: Bir insanın yüzünde, onun bile henüz tanımadığı bir tarafı görmeye sizi yaklaştıran şey nedir? İnsan, başkasına gerçekten bakarken mi kendini görmeye başlıyor; yoksa kendi kesinliklerini kaybettikçe mi başkasını ilk kez görebiliyor?
Belki de asıl sorum şu: O bakış insana gelir mi, yoksa insan yıllar içinde yavaş yavaş o bakışa mı dönüşür?
Kameramanın sürekli farklı kadrajlar araması ❤
Kameraman Testo Taylan'ın kameramanı mı duvardaki gölgesini çekmek nedir 😀
abi teşekkürler bu dökümanları bizle paylaştığın için.
Umarım yakında yolun Adana'ya düşer, güzel sıcak bir şehirde klima var dert etme. Uzaktan izlemekten keyif almıyorum eskisi gibi. seni tanıyınca daha çok, huzursuz oluyorum birşeyler öğrenmek için sezgilerim baya güçlü.